İçeriğe atla

Nüfus Politikaları: Dünyadan ve Türkiye’den Örnekler

Nüfus artışını artırmaya, azaltmaya ve nüfusun niteliğini yükseltmeye yönelik politikalar; Çin, Fransa, Japonya ve Türkiye örnekleri.

GeoGames Editör EkibiGüncelleme: 2 dk okuma

Nüfus politikası nedir?

Nüfus politikası, bir devletin nüfusun miktarını, artış hızını, yaş yapısını ya da niteliğini etkilemek amacıyla uyguladığı planlı uygulamalar bütünüdür. Ülkeler bu politikaları ekonomik kalkınma hedefleri, iş gücü ihtiyacı, sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği ve güvenlik kaygıları gibi nedenlerle belirler.

Politikalar genel olarak üç grupta incelenir: nüfus artışını hızlandırmaya yönelik (artırıcı), yavaşlatmaya yönelik (azaltıcı) ve eğitim, sağlık gibi alanlarda nüfusun niteliğini yükseltmeye yönelik politikalar.

Nüfusu artırıcı politikalar

Doğum oranı düşük, nüfusu yaşlanan ülkeler nüfus artışını teşvik eder. Fransa uzun yıllardır çocuk yardımı, vergi indirimleri ve kreş destekleri gibi uygulamalarla Avrupa’nın doğurganlığı görece yüksek ülkeleri arasında kalmıştır. Japonya, Güney Kore, İtalya ve Rusya gibi ülkeler de doğum izinlerini uzatma, doğum yardımı ve konut desteği gibi önlemlerle doğum oranını artırmaya çalışmaktadır.

Bu tür politikaların temel nedeni, yaşlı nüfusun artmasıyla çalışan nüfus üzerindeki emeklilik ve sağlık harcaması yükünün ağırlaşmasıdır. Bazı ülkeler ayrıca iş gücü açığını göç yoluyla kapatmaya çalışır.

Nüfusu azaltıcı politikalar

Nüfusu hızla artan ve kaynakları bu artışa yetmeyen ülkeler aile planlaması politikaları uygulamıştır. En bilinen örnek, Çin’in 1979’dan 2015’e kadar uyguladığı tek çocuk politikasıdır. Bu politika nüfus artışını yavaşlatmış, ancak zamanla hızlı yaşlanma ve cinsiyet oranında dengesizlik gibi sorunlara yol açmıştır. Çin önce iki, ardından üç çocuğa izin veren düzenlemelere geçmiştir.

Hindistan, 1950’lerde ulusal aile planlaması programı başlatan ilk ülkelerdendir. Nüfusu azaltıcı politikaların başarısı büyük ölçüde kadınların eğitim düzeyinin yükselmesi, kentleşme ve sağlık hizmetlerine erişimle ilişkilidir.

Türkiye’de nüfus politikaları

Cumhuriyet’in ilk yıllarında savaşlarda kaybedilen nüfusun telafisi ve kalkınma için iş gücü ihtiyacı nedeniyle nüfus artışı desteklenmiştir. 1965’te çıkarılan Nüfus Planlaması Kanunu ile hızlı nüfus artışının kalkınmayı yavaşlattığı düşüncesiyle aile planlamasına geçilmiştir.

Günümüzde ise doğurganlık hızının nüfusun kendini yenileme düzeyinin (kadın başına 2,1 çocuk) altına inmesi ve nüfusun yaşlanmaya başlaması nedeniyle yeniden doğumu teşvik eden uygulamalar öne çıkmıştır. Bu dönemsel değişim, nüfus politikalarının ülkenin ihtiyaçlarına göre şekillendiğini gösteren iyi bir örnektir.

Diğer konu anlatımları