Sürdürülebilir Kalkınma ve Uluslararası Çevre Anlaşmaları
Sürdürülebilirlik kavramı, karbon ve su ayak izi ile Rio, Kyoto, Paris ve Montreal gibi önemli çevre anlaşmaları.
GeoGames Editör EkibiGüncelleme: 2 dk okuma
Sürdürülebilir kalkınma
Sürdürülebilir kalkınma, bugünün ihtiyaçlarını gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılama olanağını tehlikeye atmadan karşılayan kalkınma anlayışıdır. Bu tanım, 1987’de yayımlanan ve Brundtland Raporu olarak bilinen “Ortak Geleceğimiz” raporuyla yaygınlaşmıştır.
Sürdürülebilirliğin üç temel boyutu vardır: ekonomik büyüme, sosyal adalet ve çevrenin korunması. Birleşmiş Milletler 2015’te bu anlayışı somut hedeflere dönüştüren 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı’nı kabul etmiştir; yoksulluğun sona erdirilmesi, nitelikli eğitim, temiz su ve iklim eylemi bunlardan bazılarıdır.
Ekolojik, karbon ve su ayak izi
Ekolojik ayak izi, bir kişinin, kentin ya da ülkenin tükettiği kaynakları üretmek ve atıklarını yok etmek için gereken biyolojik verimli alanın büyüklüğüdür. Gelişmiş ülkelerde kişi başına ekolojik ayak izi genellikle çok daha büyüktür.
Karbon ayak izi, bir faaliyetin ya da ürünün yol açtığı toplam sera gazı salımını ifade eder. Su ayak izi ise bir ürünün üretiminde kullanılan toplam tatlı su miktarıdır; örneğin bir kot pantolon ya da bir kilogram et üretimi için gereken su miktarı sanıldığından çok daha fazladır. Bu kavramlar tüketim alışkanlıklarımızın çevreye etkisini ölçmeye yardımcı olur.
Önemli uluslararası anlaşmalar
1972’deki Stockholm Konferansı, çevre sorunlarının uluslararası düzeyde ele alındığı ilk büyük toplantıdır. 1987’de imzalanan Montreal Protokolü ozon tabakasını incelten gazların üretimini sınırlamış ve en başarılı çevre anlaşmalarından biri olarak kabul edilmiştir.
1992’de Rio de Janeiro’da düzenlenen Dünya Zirvesi’nde İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi kabul edilmiştir. 1997’de imzalanıp 2005’te yürürlüğe giren Kyoto Protokolü, gelişmiş ülkelere sera gazı salımlarını azaltma yükümlülüğü getirmiştir. 2015’te kabul edilen Paris Anlaşması ise küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi döneme göre 2 °C’nin oldukça altında tutmayı ve 1,5 °C ile sınırlamak için çaba göstermeyi hedefler; Türkiye anlaşmayı 2021’de onaylamıştır.
Günlük hayatta sürdürülebilirlik
Enerji ve su tasarrufu, toplu taşıma ya da bisiklet kullanımı, yerel ve mevsiminde üretilmiş ürünlerin tercih edilmesi, gıda israfının önlenmesi ve atıkların ayrıştırılması bireysel düzeyde sürdürülebilirliğe katkı sağlar. Yeşil binalar, döngüsel ekonomi ve yenilenebilir enerji yatırımları ise kentler ve ülkeler ölçeğinde öne çıkan uygulamalardır.
